|
HTML clipboard Şap hastalığı çok eskiden beri bilinen çift tırnaklı hayvanlarda akut
seyreden, ekonomik kayıplara neden olan, ülkeler arası canlı hayvan ve hayvansal
ürün ticaretini etkileyen, çok bulaşıcı viral bir hastalıktır.
Özellikle kalkınmakta olan ve geri kalmış ülkeler için önemli bir tehdit
unsurudur. Şap hastalığı ile mücadelede; bilgi, beceri ve mali desteğin yanısıra
bir çok tedbiri de almak gerekmektedir. Aşılama şap hastalığıyla mücadelenin
yalnız bir parçasıdır. Hastalığın kontrol altına alınmasında önemli bir yer
tutmakta ve hastalığın eradikasyonu için de mutlaka gereklidir. Şap hastalığıyla
mücadelede sürü bağışıklığı çok önemlidir. Bu da programlı ve çok dikkatli bir
çalışmayla sağlanabilir. Şap hastalığının mücadelesi ve eradikasyonu oldukça zor
ve çok pahalıdır. Aynı zamanda yıllar ile ifade edilen uzun zaman süresince
gerçekleştirilebilir.
Ortadoğu ülkelerinde, bazı büyük çiftliklerdeki sığır sürülerinde yapılan şap
aşılamalarından sonra yeterince bağışıklık oluşmadığı görülmüştür. Anadolu'da
özellikle süt sığırcılığının yapıldığı çiftliklerde aşılamaların düzenli
yapılmasına rağmen antikor seviyesinin yükselmediği veya yüksek antikor
seviyesinin hızla düştüğü tespit edilmiştir. Bazı çiftliklerde yılda üç aşı
yapıldığı halde hastalık çıkmış ve çok miktarda buzağı ölümlerine sebep
olmuştur. Aşısız koyun sürülerinde, doğum mevsimi çıkan, şap hastalıklarında çok
sayıda kuzu ölümleri görülür. Bazı durumlarda belirti olarak hastalık
görülmemesine rağmen ani olarak hiçbir semptom görülmeden kuzu ve bir-üç aylık
buzağı ölümleri olur. Bunlarda kalp kasında yapılan virus aramakla teşhis
konulur.
Şap hastalığı ile mücadele stratejileri şöyle sıralanabilir.
1- Aşılama
2- Aşılama + Karantina (Türkiye'de uygulanan)
3- Kesim + Karantina
4- Kesim + Aşılama
Ülkelerin sosyo-ekonomik yapısına göre bu stratejilerden birisi uygulanır.
Ekonomimizi menfi yönde etkileyen bu hastalık ile savaş ülkemizin içinde
bulunduğu planlı kalkınma döneminde ele alınmış meselelerin başında gelmektedir.
ŞAP HASTALIĞI
Halkımız tarafından Tabak Hastalığı" da denilen şap hastalığı virus adı verilen
çıplak gözle görülmeyen küçük canlılar tarafından meydana getirilen çift
tırnaklı hayvanlara özgü bir hastalıktır. En duyarlı hayvan ırkı sığırlar olup.
sıra ile domuz, koyun, keçi ve mandalar gelir. Vahşi çift tırnaklı hayvanlar da
bu hastalığa duyarlıdır. Ayrıca duyarlılık hayvanın yaş ve cinsiyetine göre
değişmektedir. Ölüm oram (mortalite) % 2-5 arası değişir ve ölüm genellikle genç
hayvanlarda görülür. Bazı salgınlarda bu oran % 50'ye kadar çıkabilir.
Mortalitenin düşüklüğüne rağmen hassas hayvanlarda ölüm oram % 100'e yaklaşır.
Süt. Et ve iş verimini düşürerek büyük ekonomik kayıplara sebep olur. Hastalık
çok hızlı ve akla gelebilecek her vasıta ile yayılır.
Şap hastalığıyla bulaşık bölgelerde: Gebe sığırların kanındaki antikor titresi
hem anne için hem de doğacak buzağı için önemlidir. Çiftliklerde iyi bir aşılama
programı yaparak gebe ineklerin en uygun gebelik döneminde aşılanmasıyla, şap
hastalığına karşı iyi bir antikor düzeyi oluşturmak mümkündür. Gebeliğin son
dönemine giren sığırlarda sığırlarda antikor düzeyi düşükse şap hastalığına her
an yakalanma riski vardır. bu durum doğacak yavru için çok daha büyük
tehlikedir. Türkiye'de aşısız sığır ve koyunlardan doğan kuzu ve buzağılarda
%70-100'e varan ölümler görülmüştür. Özellikle gebe olarak ülkeye sokulan ithal
sığırlar için bu durum çok önemlidir. Ölümler hiçbir semptom ortaya çıkmadan, 2
gün ile 4 aylık yavrularda aniden şekillenmektedir.
BULAŞMASI :
Şap hastalığı hasta bir hayvandan diğerine direkt veya indirekt yol ile
bulaşmaktadır. Hastalık çok hızlı olarak yayılmaktadır.
1-Direkt bulaşma
a- Hayvan hareketleri:Sağlam görülen hayvanların da virus taşıdıkları tespit
edilmiştir. Özellikle mandaların ve koyunların uzun zaman virusu taşıdıkları ve
gittikleri yerdeki hayvanlara hastalığı bulaştırdıkları tespit edilmiştir.
b- Hasta hayvanların sağlamlar ile teması sonucu gerçekleşir.
c- Hastalığı ateşli döneminde ayak ve ağızdaki vesikullerin yırtılması veya
salva, idrar, gaita ve süt ile virusun etrafa saçılmasıyla enfeksiyon yayılır.
2- İndirekt bulaşma
Sağlam hayvanların kontamine materyal ile teması sonucu oluşur.
a- Hayvan sahibi ve bakıcılar.
b- Virus ile bulaşmış yem, yataklık ot ve su gibi kontamine materyal.
c- Enjektörle muayene ve tedavi amacı ile kullanılan alet ve malzeme.
d- Fare ve kuşlar.
e- Araba, kamyon ve tren gibi nakil araçları.
f- Ateşli dönemde kesilen hayvanların iç organları ile karkası
g- Hava yolu ile bulaşma : Virusun rüzgar ile bir bölgeden diğerine taşındığı
kanıtlanmıştır.
h- Hasta hayvanların etlerinden yapılan hayvansal ürünler (salam,sosis)
r- Persiste enfekte hayvanlar (portör) virusu sağlam hayvanlara
ulaştırmaktadırlar. Sığırlar yaklaşık 9 ay-2 yıl, koyunlar 9 hafta-11 ay
arasında kendilerinde hiçbir hastalık belirtisi görülmeksizin enfeksiyonu etrafa
bulaştırabilirler.
i- Suni tohumlama yolu ile (Enfekte sperma ve embriyo ile)
ii- Enfekte hayvanların sütleri ateşli dönemden önce ve sonra virus içerir.
Böyle sütler buzağıları enfekte edebilir.
|